| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | call for f. | istemek | ||
|
The citizens of Europe are calling for more economic growth and more employment. Avrupa vatandaşları daha fazla ekonomik büyüme ve daha fazla istihdam istiyor. More Sentences |
||||
| Genel | call for f. | gerektirmek | ||
|
The catalyst actions call for particularly creative responses to structural obstacles. Katalizör eylemler, yapısal engellere karşı özellikle yaratıcı yanıtlar verilmesini gerektirmektedir. More Sentences |
||||
| Genel | call for f. | çağrıda bulunmak | ||
|
I fully endorse this report, which calls for a revitalisation of European youth policy. Avrupa gençlik politikasının yeniden canlandırılması çağrısında bulunan bu raporu tamamen destekliyorum. More Sentences |
||||
| Genel | call for f. | gerekmek | ||
|
Three of these call for special mention. Bunlardan üçünden özel olarak bahsetmek gerekir. More Sentences |
||||
| Genel | call for f. | çağırmak | ||
|
Call for an ambulance as soon as possible. En kısa sürede ambulans çağırın. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | call for f. | (örneğin yılbaşı kutlaması) (hindi) gerektirmek | ||
|
Different conditions call for different trading strategies. Farklı koşullar farklı ticaret stratejileri gerektirir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | call for i. | yemek tarifinde istenen | ||
| Genel | call for f. | uğrayıp almak | ||
| Genel | call for f. | icap ettirmek | ||
| Genel | call for f. | gerekli olmak | ||
| Genel | call for f. | gönderilmesini istemek | ||
| Genel | call for f. | gidip gelmek | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | call for f. | rica etmek | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | (birine) seslenmek/bağırmak | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | (telefona) birini istemek | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | birini çağırmak | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | birini bir yerden almak | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | (yağış vb) tahmin etmek | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | (yağış/kar) tahmininde bulunmak | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | (telefonla) birini aramak | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | talep etmek | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | (cezayı) gerektirmek | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | diye hesaplamak | ||
| Öbek Fiiller | call for f. | olarak öngörmek | ||